<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın Sitesi, Kadın Portalı &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.adet.biz/tag/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.adet.biz</link>
	<description>Kadınlar için sağlık bilgileri, güzellik ve bakım bilgileri, yemek tarifleri ve bebek bakımı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Apr 2010 00:58:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kadın Olmanın Avantajları</title>
		<link>http://www.adet.biz/kadin/kadin-olmanin-avantajlari.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/kadin/kadin-olmanin-avantajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Apr 2010 23:42:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın olmak]]></category>
		<category><![CDATA[kadın olmak nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[kadın olmakmı erkek olmakmı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın olmanın avantajları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlığı kullanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=231</guid>
		<description><![CDATA[İnsan malesef doyumsuz yaratılmıştır. Hiç bir zaman herşeyden mutlu olamazlar. Kadınlar &#8220;şu erkekler ne kadar şanslı&#8221; der, erkekler &#8220;biraz şansım olsa anamdan kız doğardım&#8221; der. Günümüzde kadın olmak zor ama avantajlarıda bir hayli fazla.
Kadın olmak çok özeldir. Peki kadın olmanın avantajlarını hiç bu yönleriyle okudunuz mu ?
Kadınlar genelde cisiyetlerinin dünyadaki tüm dezavantajlarına rağmen &#8220;Bir daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan malesef doyumsuz yaratılmıştır. Hiç bir zaman herşeyden mutlu olamazlar. Kadınlar &#8220;şu erkekler ne kadar şanslı&#8221; der, erkekler &#8220;biraz şansım olsa anamdan kız doğardım&#8221; der. Günümüzde <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> olmak zor ama avantajlarıda bir hayli fazla.</p>
<p><a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">Kadın</a> olmak çok özeldir. Peki <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> olmanın avantajlarını hiç bu yönleriyle okudunuz mu ?</p>
<p>Kadınlar genelde cisiyetlerinin dünyadaki tüm dezavantajlarına rağmen &#8220;Bir daha doğsam yine <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> olmak isterdim&#8221; der. Bu fikre katılmayan <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> okuyucularımızın artık kendileri daha iyi hissettirecek 18 avantajı var. İşte Cosmotürk&#8217;ün keşfettiği, ve okuyunca hak vermeden edemeyeceğiniz cinsiyet avantajları…</p>
<ol>
<li>30 yaşından sonra tepenizdeki saçlar dökülmeye başlamıyor.</li>
<li>Birden fazla uyarılma noktasına sahipsiniz.</li>
<li>Burun ve kulaklarınız kıllarla kaplanmıyor.</li>
<li>Aylık giderinizin bir bölümünü erotik dergilere ayırmak zorunda değilsiniz.</li>
<li>Hem duygularınız var, hem de bunlar hakkında konuşabiliyorsunuz.</li>
<li>Ne kadar içerseniz için, kemerinizi asla bira göbeğinin altından bağlamak zorunda değilsiniz..</li>
<li>Doğuştan doğru hediyeyi verme yeteneğiniz var…</li>
<li>Meşrubat kolilerini 6′ncı kata kadar kendiniz taşımak zorunda değilsiniz.</li>
<li>İstatistiklere göre, siz kocanızdan 7 yıl daha uzun yaşayacaksınız.</li>
<li>Otomobilin patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmek zorunda değilsiniz.</li>
<li>Yuvarlak meşin olmadan da hafta sonunun tadını çıkarabiliyorsunuz.</li>
<li>Sinemada gözyaşlarına boğuldunuz diye utanmanıza gerek yok.</li>
<li>Ömrünüzün 2 bin 600 saatini tıraş olarak harcamıyorsunuz.</li>
<li>Yatakta başarısız olma duygusunu tanımıyorsunuz.</li>
<li>Umumi tuvaletlerde herkes sizi izlemiyor.</li>
<li>İlle de bir kariyer sahibi olmak zorunda değilsiniz.</li>
<li>Komşunuza en büyük sırlarınızı bile anlatabilme gücüne sahipsiniz.</li>
<li>Anne olmanın mutluluğunu yaşayabiliyorsunuz.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/kadin/kadin-olmanin-avantajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Psikolojide Duygu Kontrolü</title>
		<link>http://www.adet.biz/kadin/psikolojide-duygu-kontrolu.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/kadin/psikolojide-duygu-kontrolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 12:11:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[duygu kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[duyguları anlama]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve duygu]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda duygu psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda zararlı duygulardan kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı duygular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda hissettiğiniz duygular size bir  armağandır, bir rehberdir, bir destek sistemidir, harekete geçmeniz için  bir çağrı mekanizmasıdır.Onları bastırır, hayatınızdan uzaklaştırmaya  çalışırsanız, yada büyütür her şeyi devralmalarına izin verirseniz, o  zaman hayatın en değerli şeyini KENDİNİzi ziyan ediyorsunuz demektir..
Duygularınızın değerini bilin, onları sevin, duygular bize insan  olduğumuzu hissettiren en büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda hissettiğiniz duygular size bir  armağandır, bir rehberdir, bir destek sistemidir, harekete geçmeniz için  bir çağrı mekanizmasıdır.Onları bastırır, hayatınızdan uzaklaştırmaya  çalışırsanız, yada büyütür her şeyi devralmalarına izin verirseniz, o  zaman hayatın en değerli şeyini KENDİNİzi ziyan ediyorsunuz demektir..<br />
Duygularınızın değerini bilin, onları sevin, duygular bize insan  olduğumuzu hissettiren en büyük armağanlardır..</p>
<p><strong>İşte sizi eyleme çağıran 10  eylem sinyali:</strong></p>
<p><strong>1.TEDİRGİNLİK:</strong> Bu tür  duyguların pek fazla yoğunluğu yoktur, İşlerin tam yolunda olmadığına  dair bir genel hava verirler.<br />
<strong>Mesaj: </strong>Can sıkıntısı, sabırsızlık, rahatsızlık, üzüntü  yada hafif bir utanç, size işlerin olmasını istediğiniz gibi  gitmediğinin mesajını verir. Belki durumu algılayış biçiminiz yanlıştır  yada giriştiğiniz eylemler sizin istediğiniz sonuçları getirmiyordur.<br />
<strong>Çözüm: </strong>Tedirginlik duygularıyla başa çıkmak kolaydır:<br />
1-Durumunuzu değiştirmekle ilgili olarak öğrendiğini becerileri  uygulayın;<br />
2-Ne istediğinizi açıklığa kavuşturun;<br />
3-Eylemlerinizi rafine edin.Üretmekte olduğunuz sonuçların kalitesini  değiştirin.</p>
<p><strong>2.KORKU:</strong> Korkulu  duygular, düşük düzeyde kaygıdan başlayıp yoğun kaygılara,  anksiyetelere, dehşet ve terörize olmaya kadar hepsini kapsar.<br />
<strong>Mesaj: </strong>Korku, çok geçmeden bir şey olacağını ve ona  hazırlıklı olmak gerektiğini en basit biçimde ifade etmektedir.Ya  durumla başa çıkmaya hazırlanmalı yada durumu değiştirmek için bir  şeyler yapmalıyız.<br />
<strong>Çözüm: </strong>Sizi korkutan şeyin ne olduğunu gözden geçirin,  kendinizi zihinsel olarak hazırlamak için ne yapmanız gerektiğini  değerlendirin.Durumla başa çıkabilmek için hangi eylemlere geçmeniz  gerektiğini bulun.Korkunun panzehiri “inanç geliştirme” de büyük yarar  sağlar.Korkuların pek çoğunun aslında gerçekleşmediğini unutmayın.</p>
<p><strong>3.İNCİNME:</strong> İncinme  duyguları genellikle bir kayıp duygusundan kaynaklanır. İnsanlar  incindikleri zaman, genellikle başkalarına karşı saldırganlaşır ve  onları terslerler.<br />
<strong>Mesaj: </strong>İncinme sinyalinin verdiği mesaj,  beklentilerimizin karışlanmamış olduğudur.Çoğu zaman bu duygu, birinden  herhangi bir şey talep edip beklenti içine girdiğinizde talebinizin  gerçekleşmediği durumlarda görülür.Bu kayıp duygusu , incinme  hissetmenize yol açar.<br />
<strong>Çözüm:</strong> 1- Gerçekte hiç bir şey kaybetmemiş  olabileceğinizi anlatın. Belki de asıl kaybetmeniz gereken şey, bir  yanlış izlenimdir.<br />
2- Bir dakika ayırıp durumu yeniden değerlendirin.Kendinize sorun:  “Burada gerçekten bir kayıp var mı? Yoksa ben durumu fazla erken yada  sert mi değerlendiriyorum?”<br />
3- İncindiğinizi o kişiye zarif ve uygun bir biçimde söyleyin.Yanlış  anlamaları önlemek için kendinizi ona açın ve o da size aynı davranışta  bulunsun, durumu netleştirin.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kadin-ve-duygu.jpg"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/kadin-ve-duygu-264x3001.jpg"><img class="aligncenter" title="kadin-ve-duygu-264x300" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/kadin-ve-duygu-264x3001.jpg" alt="" width="264" height="300" /></a><br />
</a></p>
<p><strong>4.ÖFKE:</strong> Kızgın duygular  arasında, biraz kızmaktan başlayıp çileden çıkmaya kadar türlü  dereceler bulunur.<br />
<strong>Mesaj:</strong> Öfkenin mesajı, hayatınız boyunca bağlı  olduğunuz nemli bir kural yada standardın bir başkası tarafından hatta  kendini tarafından ihlal edilmesidir.<br />
<strong>Çözüm: </strong>1- Durumu tümüyle yanlış yorumlamış  olabileceğinizi anlayın. Belki sizin kurallarınızı ihlal eden bu insan, o  kuralların sizin için ne kadar önemli olduğunu bilmiyordur.<br />
2- Sizin kurallarınızın mutlaka doğru kurallar olmayabileceğini de  anlayın(sizin o konuda ki duygularınız çok güçlü olsa bile)<br />
3- Kendinize daha güçlendirici bir soru sorun.Örneğin, “Bu kişinin uzun  vadede aslında beni sevdiği doğru mu?” deyin.Öfke paternini kesmek için  “Bundan ne öğrenebilirim?” deyin.</p>
<p><strong>5.HIRSLANMA: </strong>Sürekli  çaba gösterdiğimiz halde ödülleri alamadığımız zaman hırslanırız.<br />
<strong>Mesaj:</strong> Hırslanmanın mesajı çok heyecan verici bir  sinyaldir.Beyninizin, şimdi yaptığınızdan daha iyisini yapabileceğinize  inandığını söylemektedir.Şu anda yaptıklarınızın sonuç vermediğini,  amacınızı elde etmek için yaklaşımınızı değiştirmeniz gerektiğini  söylemektedir.Size daha esnek olmanızı söyleyen bir sinyaldir.<br />
<strong>Çözüm: </strong>1- Hırslanmanın dostunuz olduğunu anlayıp, daha  iyi sonuçlar almak için beyin fırtınası uygulayıp, yeni yollar bulun.<br />
2- Kendinizi koyuverip tıkanıp kalmayı beklemeden, hırslanmanın verdiği  mesajı merak edin ve faydalarını anlamaya çalışın.</p>
<p><strong>6.HAYAL KIRIKLIĞI: </strong>Hemen  yenilmezse çok yıkıcı bir duygu olabilir.Bir şeyi ebediyen  kaçırdığınızı hissedersiniz.<br />
<strong>Mesaj: </strong>Beklediğiniz şeyin, seçtiğiniz amacın yerine  gelmeyeceği durumlarda, beklentilerimizi çok geçmeden değiştirmenin ve  onları daha uygun hale getirmenin zamanı gelmiştir.<br />
<strong>Çözüm:</strong> 1-Bu durumdan öğrenebileceğiniz bir şeyler bulun  ve edindiğiniz tecrübeyle, gelecekte olabilecek buna benzer durumlarla  baş edebileceğinize güvenin.<br />
2- Yeni bir amaç seçin.Eskisinden bile daha ilham verici olsun.<br />
3- Fala erken karar vermekte olabileceğinizi anlayın. Bazen sizi hayal  kırıklığına uğratan konular sadece geçici güçlüklerdir.<br />
4- Geçmişte ne olmuş olursa olsun, gelecekte olacaklar konusunda olumlu  beklenti geliştirmek en etkili yollardan biridir.</p>
<p><strong>7.SUÇLULUK: </strong>Yada  “Pişmanlık” insanların kaçınmak için ellerinden gelen her şeyi yaptığı  duygudur ve verdiği mesaj önemlidir.<br />
<strong>Mesaj:</strong> Suçluluk bize kendi yüksek standartlarımızdan  birini ihlal ettiğimizi ve o standardı gelecekte de ihlal etmemeyi  garantiye almak için bu konuda derhal bir şey yapmak gerektiğini  söylemektedir.<br />
<strong>Çözüm:</strong> 1-Kendinize bağlamış olduğunuz kritik bir  standardı ihlal etmiş olduğunuzu kabullenin.<br />
2- Bu davranışın gelecekte bir daha asla olmayacağına kendinizi adayın.<br />
3- Verilen mesajı anlayıp gerekeni yaptığınız için rahatlayın artık  suçluluk duymanıza gerek yok.</p>
<p><strong>8.YETERSİZLİK: </strong>Bu  değersizlik duygusu yapabileceğimiz bir şeyi yapamadığımızı gördüğümüz  zaman ortaya çıkar.Genellikle neye yetersiz olduğumuzu saptarken çok  haksız kurallar uyguluyor olmamız işimizi zorlaştırır.<br />
<strong>Mesaj: </strong>Bu sinyal size şu anda o iş için yeterli beceri  düzeyinde olmadığınızı ifade etmektedir.Daha çok bilgi, daha çok  anlayış, daha çok strateji gibi araçlar ve güvene ihtiyacınız olduğunu  belirtmektedir.<br />
<strong>Çözüm: </strong>1- Öncelikle kendinize “Gerçekten yetersizmiyim,  yoksa olayı algılayış biçimimi mi değiştirmem gerekiyor?” diye  sorun.Eğer duygunuz haklıysa, bu şeyi eskisinden daha iyi yapmanın  yolunu aramalısınız.<br />
2-Canınızı sıkmak yerine kendinizi o alanda iyi olan birini model  seçebilir ve kendinizi o konuda sürekli gelişime adayabilirsiniz.</p>
<p><strong>9.AŞIRI YÜK: </strong>Üzüntü,  depresyon ve çaresizlik, aşrı yük duygularından bazılarıdır.Kontrolümüz  dışında ki insanların yada olayların hayatımızı olumsuz etkilediğini  hissettiğimiz zaman ve bu sorunları kişisel, kalıcı ve değiştirilemez  olarak algıladığımızda aşırı yükleniriz.<br />
<strong>Mesaj:</strong> Sizin için neyin önemli olduğuna karar  vermelisiniz.Aşırı yükün nedeni, aynı anda çok fazla şeyle uğraşıyor ve  her şeyi kaşla göz arasında değiştirmeye çalışıyor olmanızdır.<br />
<strong>Çözüm:</strong> 1- Hayatınızda uğraşmakta olduğunuz bütün o  şeylerin arasında sizin için en önemli ve kontrol edilebilir olanını  seçip ona odaklanmalısınız.<br />
2-Öncelikli yapmanız gerekenleri önem sırasına göre bir liste halinde  yazın, durumu kafanızda netleştirin.<br />
3-Listenizdeki ilk şeyin üstüne gidin ve üstesinden gelinceye kadar  eylemlerinizi sürdürün.Bunu başarınca hız ve güven kazanacaksınız hemen  bir sonraki soruna geçin ve çözümüne odaklanın.</p>
<p><strong>10.YALNIZLIK: </strong>Kendimizi  ayrı, diğerlerinin dışında hissetmemize neden olan duygular bu gruba  girer.<br />
<strong>Mesaj:</strong> Yalnızlığın mesajı, insanlarla bir bağa  ihtiyacınız olduğudur.<br />
<strong>Çözüm: </strong>1- Hemen uzanıp bir bağ kurarak o yalnızlığı  sona erdirebileceğinizi bilmektir.Size önem verecek ve sevgi duyacak  insanlar her yerde vardır.<br />
2- Ne tür bir bağa ihtiyacınız olduğunu saptayın.Temel bir dosta yada  bir kanka ya mı ihtiyacınız var yoksa sadece sizi dinleyebilecek biri  olması yeterli mi..</p>
<p><strong>Ve size 10 güçlülük Duygusu: </strong>Bunlar  olumsuz duyguların panzehiridir.Bunları her gün kullanın hayatınız  zenginleşsin.</p>
<p><strong>1.SEVGİ VE SICAKLIK: </strong>Koşulsuz  sevgi, karşısına çıkan en olumsuz duyguları bile eritebilmektedir.Eğer  biri size incinmiş yada kızmış durumda gelirse, siz de ona sevgi ve  sıcaklıkla cevap verirseniz, sonunda o kişinin durumu değişecek ve duygu  yoğunluğu eriyecektir.</p>
<p><strong>2.TAKDİR VE MİNNET:</strong> Bu  da sevginin bir başka ifadesidir.Verilenlere karşı teşekkür ve şükür  halinde bulunmaktır.Bu duygu durumunda yaşamak, hayatınızı hemen hemen  her şeyden daha çok zenginleştirecektir.</p>
<p><strong>3.MERAK:</strong> Eğer  hayatınızda gerçekten büyümek istiyorsanız, çocuklar kadar meraklı  olmayı öğrenin.Eğer can sıkıntısından kurtulmak istiyorsanız, merak  edin.Merak ettiğiniz sürece hiçbir şey size yük gibi gelmez aksine zevk  ve eğlenceli oluverir.Ders çalışmayı kendiniz istersiniz.Merakı  geliştirin hayatınız sonsuz bir neşeyle dolar.</p>
<p><strong>4.HEYECAN VE İHTİRAS:</strong> Heyecan ve ihtiras her şeye hareketlilik kazandırabilir.İhtiras,  hayatlarımızı hiç olmadığı kadar hızlı bir tempoda ileriye doğru  fırlatan eşsiz bir güçtür.Onu kullanın: daha hızlı konuşun, zihninizde  imajları daha hızlı oynatın.Öyle oturup ilini dolaşa dolaşa, ağır ağır  konuşarak ihtirasla dolamazsınız.</p>
<p><strong>5.KARARLILIK: </strong>Kararlılık  size sıkıntılı olaylarla, zorluklarla, hayal kırıklıkları ve  üzüntülerle nasıl başa çıkacağınızı gösterecektir.Eğer kilo vermek yada  ders çalışmak istiyorsanız “kendinizi zorlamak” yeterli olmaz.Ama  kendinizi “kararlı bir duruma sokmak” yeterli olur.Kararlılıkla hareket  etmek, tutarlı, adanmış bir karar vermek başka her şeyi kesinlikle saf  dışı bırakmak demektir.</p>
<p><strong>6.ESNEKLİK:</strong> Eğer  başarıyı garantiye alacak bir şey varsa o da yaklaşımınızı  değiştirebilme yeteneğidir.Olumsuz duyguların hepsi daha esnek olmanız  için gelen mesajlardır.Esnek olmayı seçmek mutlu olmayı  seçmektir.Kurallarınızda esnek olun acı çekmezsiniz.</p>
<p><strong>7.GÜVEN: </strong>Güvenli  olduğunuzda risk almaya hazır olursunuz, kendinizde zorlukların üstüne  gidebilme cesaretini bulursunuz.</p>
<p><strong>Duygusal Kontrolün Beş Adımı:</strong><br />
1- Gerçekte ne hissettiğinizi tanımlayın.<br />
2- Duygularınızı bilinçlendirip değerini bilin, onların sizi  desteklemekte olduğunu fark edin.<br />
3- Duygunun size sunduğu mesajı merak edin.<br />
4- Duygunuzu yalnız şimdi değil gelecekte de kontrol edebileceğinize  güvenin.<br />
5- Harekete geçin ve uygulamaya koyulun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/kadin/psikolojide-duygu-kontrolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinmeyen Kilo Verme Yöntemleri</title>
		<link>http://www.adet.biz/zayiflama/bilinmeyen-kilo-verme-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/zayiflama/bilinmeyen-kilo-verme-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 14:16:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen zayıflama yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[en hızlı kilo verme yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek için 7 yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Kilo vermek birçok kişi için zordur. Çoğu zaman günlerce aç kalmanın kilo vermeye yardımcı olduğu düşünülse de tartının üzerine çıkıp değişiklik görememek oldukça sinir bozucudur.
Eğer siz de kilo vermek için birçok yolu denediyseniz ve hala fazla kilolarınızla yaşamaya mahkumsanız, sorun sadece inat eden yağlarınız değil yaşam tarzınız, farkında olmadığınız hastalıklarınız da olabilir. Alman Hastanesi’nden Diyetisyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermek birçok kişi için zordur. Çoğu zaman günlerce aç kalmanın kilo vermeye yardımcı olduğu düşünülse de tartının üzerine çıkıp değişiklik görememek oldukça sinir bozucudur.</p>
<p>Eğer siz de kilo vermek için birçok yolu denediyseniz ve hala fazla kilolarınızla yaşamaya mahkumsanız, sorun sadece inat eden yağlarınız değil yaşam tarzınız, farkında olmadığınız hastalıklarınız da olabilir. Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran kilo vermede başarıyı sağlamanın 7 yolunu anlattı.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/insulin-hassasiyetini-onarmak.jpg"><img class="aligncenter" title="insulin-hassasiyetini-onarmak" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/insulin-hassasiyetini-onarmak.jpg" alt="" width="338" height="506" /></a></p>
<p><strong>1-İnsülin hassasiyetini onarmak</strong><br />
Normal yaşlanma insülin reseptörlerinin üzerindeki hücre zarlarının gençliklerini ve fonksiyonlarını kaybetmesiyle oluşur. İnsülin direncinin saptanmasında kullanılan birçok laboratuar yöntemi vardır. Hiperinsülemi; kan insülin düzeyinin yükselmesidir. Bu da kalp ve damar hastalıkları riskini arttırmaktadır. Magnezyum, balıkyağı, krom ve kokoa polyphenols gibi içeriği olan bazı besinler insülin hassasiyetini onarmaktadır.</p>
<p>Düşük maliyetli bazı ilaçlarla insülin duyarlılığını gözle görülür bir şekilde arttırmak mümkündür. İnsülin duyarlılığını artırmak ve vücut ağırlığını düşürmek isteyenler için bu ilaçların dozaj aralığı günde 3 kez 250 mg ile günde 3 kez 850 mg yemeklerle olmak üzere değişebilir. İnsülin duyarlılığını artıran en önemli yol düşük kalori alımıdır. Günlük kalori kısıtlaması 1500- 1800 kalorinin altında alımdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Genç-hormon-seviyesinin-onarılması.jpg"><img class="aligncenter" title="Genç-hormon-seviyesinin-onarılması" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Genç-hormon-seviyesinin-onarılması.jpg" alt="" width="334" height="510" /></a><br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>2- Genç hormon seviyesinin onarılması</strong><br />
Son dönemde abdominal obezlik çeken erkeklerin yüzdeliği artmıştır. Yaşlı erkeklerde özellikle aşırı östrojen salındığında testesteron salınımı azalır. Bu da bel bölgesinin kalınlaşmasını sağlar. Bel çevresinin etrafındaki yağlardan kurtulmak zordur ama olanaksız değildir. Hem kadında hem erkekte yaşlanma başladıkça seviyesi düşen bir hormondur. Testosteron fazlalığı yaşlı erkeklerde prostat kanserine neden olur. Kanseri tamamen vücuttan çıkarmak ya da kanser hücrelerini öldürmek, erkeklik hormonlarının kanser hücrelerini beslemesini engellemek ile mümkün olabilir.</p>
<p><a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">Kadın</a> yüzdesinin bir kısmı düşük uygun tiroit bezi değerlerine sahiptirler. Böylece onların kilo alımı predispozandır. Tiroid hormonunun ihtiyaçlarını sağlıklı metabolizma oranı kapsar. Tiroit hormonu eksikliği olan kişilerde vücut kompozisyonunu korumak ve iyileştirmek için tiroit ilaçlarının kullanılması öngörülmektedir. Aşırı östrojen kadında kilo alımına neden olur. Yaşlı kadınlarda hormon değerlerinin düzeltilmesi için uzmanlaşmış ekspertize ile birlikte sağlık pratisyeni bioidentical hormon yenileme terapisi gerekmektedir. Neredeyse her doktor doğru testesteron dozlarını tanımladığı için erkekler daha şanslıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Karbonhidrat-emiliminin-kontrol-edilmesi.jpg"><img class="aligncenter" title="Karbonhidrat-emiliminin-kontrol-edilmesi" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Karbonhidrat-emiliminin-kontrol-edilmesi.jpg" alt="" width="339" height="505" /></a></p>
<p><strong>3- Karbonhidrat emiliminin kontrol edilmesi</strong><br />
Bazı çalışmalar yüksek lifli diyetin kilo kaybına neden olduğunu göstermektedir. Genç ergenlerde, kalp hastalıklarının gelişmesini inceleyen “Koroner Arter Risk Gelişmesi Çalışması”nda, yüksek lif alımının kalp hastalıkları riskini azalttığı, bel-kalça oranlarında ve kilo kaybında yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Tüm lifler eşit yaratılmamıştır. Beta-glukanlar, yulaf ve arpadan çıkarılmadır. Özellikle karbonhidrat emiliminin yavaşlatılmasında etkilidir. Kan şeker seviyesinin, doygunluk kontrolünün ve başarılı kilo yönetiminin ihtiyaç duyduğu şeydir. Çalışmalar göstermiştir ki besinler alındıktan hemen sonra kan şeker ve insülin seviyesinin yükselmesinde besinlerin içindeki beta-glukan fiberler etkilidir. Çözünür liflerden zengin besinler serumdaki yağ seviyesini düşürürken beta glukanlar kan şekeri metabolizmasının gelişimine katkıda bulunur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Fiziksel-aktiviteyi-arttırmak.jpg"><img class="aligncenter" title="Fiziksel-aktiviteyi-arttırmak" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Fiziksel-aktiviteyi-arttırmak.jpg" alt="" width="337" height="507" /></a></p>
<p><strong>4- Fiziksel aktiviteyi arttırmak</strong><br />
Birçok insan egzersiz yapmanın, depolanmış vücut yağ kalorisini daha fazla kullandığını düşünmektedir. Gerçek şu ki; egzersiz yapmak daha iyi kilo kontrolüne katkısı olan hücresel seviyede yararlı değişikliklere neden olmaktadır. Fiziksel aktivitedeki artış, vücuttaki insülin hassasiyetini ve bazı anti-diyabetik ilaçların etkisini taklit ederek vücut yağ kontrolünü sağlar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Beyindeki-seroitonin-salınımını-arttırmak.jpg"><img class="aligncenter" title="Beyindeki-seroitonin-salınımını-arttırmak" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Beyindeki-seroitonin-salınımını-arttırmak.jpg" alt="" width="347" height="491" /></a></p>
<p><strong>5- Beyindeki seroitonin salınımını arttırmak</strong><br />
Seroitonin miktarının eksikliği, vücuttaki yağ miktarının artışına neden olur. Beyindeki seroitonin miktarının eksikliği fazla yemekle ilişkilendirilmiştir. Obez bireylerde kandaki triptofan seviyeleri düşüktür. Düşük kan triptofan seviyesi olan obez insanların beyinlerindeki seroitinin eksikliğinin, çok fazla yeme örneklerine bağlantılı olduğu görülmektedir. Bazı çalışmalarda kronik enflamasyon ve immün sistemin fazla çalışmasının şişmanlıkta kritik rol oynadığı gözlenmiştir. Triptofan, beyinde serotinin üretimine ihtiyaç duyar. Gerçek şu ki; çalışmalar kilo düşüşü veya günlük alımdan bağımsız olarak obez hastaların düşük kalori ve azalan triptofan seviyeleri olduğunu göstermektedir. Yemeklerden 1 saat önce obez hastalarda 1000, 2000 ve 3000mg L-triptofan verildiğinde gözle görülür oranda kalori tüketiminin azaldığı gözlemlenmiştir. Triptofan alan obez hastalarda daha fazla kilo kaybının olduğu gözlemlenmiştir. Günlük Triptofan standart alımı 2-3 saatte bir yemeklerden önce 500 mg dozlar halinde olmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Dinlenmedeki-enerji-harcama-oranının-onarılması.jpg"><img class="aligncenter" title="Dinlenmedeki-enerji-harcama-oranının-onarılması" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Dinlenmedeki-enerji-harcama-oranının-onarılması.jpg" alt="" width="333" height="513" /></a></p>
<p><strong>6- Dinlenmedeki enerji harcama oranının onarılması</strong><br />
Düşük kalorili diyet, lif tüketimi, taze hormon dengesinin onarımı ve aşırı egzersiz yapılmasına rağmen bugüne kadar yaşlı insanların vücut yağ depolarında gözle görülür bir değişiklik sağlamak zordur. Uzun dönem kilo kaybının anahtarı, depolanmış vücut yağının yakılmasıdır. Nar çekirdeği yağı ve fucoxanthin alan yaşlı kişilerin sağlıklı vücut ağırlıklarına kavuşma konusunda sonuç aldıkları görülmüştür.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Sağlıklı-ve-uzun-yaşam-için-yemek.jpg"><img class="aligncenter" title="Sağlıklı-ve-uzun-yaşam-için-yemek" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/Sağlıklı-ve-uzun-yaşam-için-yemek.jpg" alt="" width="337" height="507" /></a></p>
<p><strong>7- Sağlıklı ve uzun yaşam için yemek</strong><br />
Bilindiği üzere; yemek yeme kilo almaya neden olurken, uygun beslenme ile de daha sağlıklı bir yaşam, kilo kaybı ve hastalıklara karşı korunma sağlanılabilir. Yapılan bir araştırmada, yüksek ısıda pişen (250 C ve üzeri) yemeklerin tehlikeli olduğu ortaya çıkarılmıştır. Fazla pişmiş yemekler düşük ısıda pişen yemeklere göre vücut proteinlerine zarar verirler. Düşük ısıda pişen yemekler ise kilo kaybına yardımcı olurlar. Yemeklerinizin hazırlanma şekilleri vücut yağlarının azaltılmasında yardımcı olurken, yaşa bağlı hastalıklara karşı da vücudu korur. Aşırı kalori alımı dejeneratif hastalıkların başlangıç aşamasını ve yaşlanma sürecini hızlandırır. Ne olursa olsun yaşam şeklini değiştirmek için asla geç kalmış sayılmazsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/zayiflama/bilinmeyen-kilo-verme-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj Malzemelerinin Kullanım Ömrü</title>
		<link>http://www.adet.biz/guzellik/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/guzellik/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 14:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk makyaj ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[güzel makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemelerinin kullanım ömrü]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj ömrü ne kadardır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Makyaj malzemelerinin kimyasal maddelerden yapıldığını bilmeyen yoktur. Bu malzemelerin doğru kullanıldığında ve temizliği düzenli yapıldığında hiç bir zararı olmadığınızda biliyoruz. Peki bu malzemeleri ne kadar kullanmalıyız?
Genelde tüm makyaj malzemelerinin bir kullanım ömrü var. ( Genelde bu malzemeleri çok kısa sürede bitiririz ) Bu süre geçtiğinde makyaj malzemelerinin zarar etkileri kat kat artıyor ve cildimize oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Makyaj malzemelerinin kimyasal maddelerden yapıldığını bilmeyen yoktur. Bu malzemelerin doğru kullanıldığında ve temizliği düzenli yapıldığında hiç bir zararı olmadığınızda biliyoruz. Peki bu malzemeleri ne kadar kullanmalıyız?</p>
<p>Genelde tüm makyaj malzemelerinin bir kullanım ömrü var. ( Genelde bu malzemeleri çok kısa sürede bitiririz ) Bu süre geçtiğinde makyaj malzemelerinin zarar etkileri kat kat artıyor ve cildimize oldukça fazla zarar veriyor. Genel <a title="makyaj malzemeleri" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/makyaj-malzemeleri">makyaj malzemeleri</a> için bir kaç bilgiyi sizlerle paylaşıyoruz. Umarım faydalı olur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/makyaj-malzemeleri-300x275.jpg"><img class="aligncenter" title="makyaj-malzemeleri-300x275" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/makyaj-malzemeleri-300x275.jpg" alt="" width="300" height="275" /></a></p>
<p><strong>Fondöten</strong><br />
İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1,5 sene, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler akıcı kıvamlılara kıyasla daha uzun ömürlüdür. Açıldıktan sonra 1 yıl kadar kullanılabilirler.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topçuklar oluşur, renginde ve kokusunda değişiklikler meydana gelir. Yukarıdaki durumlardan herhangi biri bile oluştuysa kesinlikle o fondöteni kullanmamanız gerekir. Cildinizde tahriş ve alerjiye yol açabilir. Uzun süredir duran bir fondöteniniz varsa yüzünüze sürmeden önce mutlaka elinizin üzerinde deneyin.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra ağzını silin ve kapağını sıkıca kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın.</p>
<p><strong>Pudra</strong><br />
Toz pudralar açıldıktan sonra 3 yıl, kompakt pudralar ise sadece 9-10 ay dayanır.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Taş gibi sertleşir, kokusu ve rengi değişir. Bu durumdaki bir pudrayı asla kullanmayın.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra kapağını kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın.</p>
<p><strong>Rimel</strong><br />
Kapağı açılmadan 2 yıl, açıldıktan sonra en fazla 6 ay.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Kurur. Kurumuş bir rimeli asla sulandırarak kullanmayın.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra kapağını sıkıca kapatın.</p>
<p><strong>Ruj</strong><br />
Parlak renkli ve sedefli rujlar: açılmadan 2,5 yıl, açıldıktan sonra en fazla 6 ay.<br />
Pastel renkli ve mat rujlar: açılmadan 3 yıl, açıldıktan sonra en fazla 1 yıl.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Renk ve kokuları değişir, yumuşar ve yağlanır.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Aşırı sıcak veya soğuk ortamlardan uzak tutun.</p>
<p><strong>Oje</strong><br />
Açılmadan en az 1 yıl, açıldıktan sonra 8-9 ay.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Akıcılığını yitirip koyulaşır, renk verici madde solüsyondan ayrılıp şişenin dibine çöker, rengi değişir, parlaklığını yitirir.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra şişe ağzını asetonla temizleyin ve plastik bir kutunun içinde buzdolabının alt bölmesinde saklayın.</p>
<p><strong>Bunlara Dikkat!</strong><br />
Ambalajı açılmış ürünleri satın almayın.<br />
Pazar, tezgah gibi yerlerden makyaj malzemesi almamaya özen gösterin.<br />
Marka ürünlerin taklitlerinden sakının.<br />
Uygulama fırçalarınızı ve spatulalarınızı sık sık temizleyin.<br />
Fondöten ve rimelinize su, ojenize aseton eklemeyin. Ürünün hem içeriği bozulur hem de hijyen özelliği kaybolur.<br />
Ürünlerin ambalajlarını değiştirmeyin.<br />
“Bulmuşken alayım mantığıyla alışveriş yapmayın “; her malzemeyi bitmesine yakın yenileyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/guzellik/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El için Estetik Operasyon</title>
		<link>http://www.adet.biz/estetik/el-icin-estetik-operasyon.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/estetik/el-icin-estetik-operasyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 13:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[el estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[el için estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ele estetik ameliyat yapma]]></category>
		<category><![CDATA[ellere estetik yapma]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Kişinin yaşını en fazla gösteren yerlerden biri olan eller için artık gençleştirme ameliyatı yapılıyor. Ellerin üzerindeki lekeler siliniyor, damarlar estetikle yok ediliyor. Böylece eller 15-25 yaş birden gençleştiriliyor.
Bu yaz en moda estetik yöntemlerinin başında el estetiği geliyor. El estetiği önemli bir konu çünkü el; insanın yaşını ele veren bir organ. Yaşlandıkça ciltte lekeler oluşur ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kişinin yaşını en fazla gösteren yerlerden biri olan eller için artık gençleştirme ameliyatı yapılıyor. Ellerin üzerindeki lekeler siliniyor, damarlar estetikle yok ediliyor. Böylece eller 15-25 yaş birden gençleştiriliyor.</p>
<p>Bu yaz en moda estetik yöntemlerinin başında el estetiği geliyor. El estetiği önemli bir konu çünkü el; insanın yaşını ele veren bir organ. Yaşlandıkça ciltte lekeler oluşur ve cildin altındaki damarlar belirginleşir. Cildin altındaki yağ dokusu eridiği için cilt incelir ve oluklar oluşur. Doç. Dr. Tuğrul Kihtir, elin yaşlanmasının başlangıçta önemsenmediğini ancak eğer vücutla orantısız bir yaşlanma varsa ya da hasta diğer yerlerini gençleştirmişse, elin yaşlılığının göze battığını söylüyor. Vücudun diğer görünmeyen bölgeleri ameliyatla ya da liposuction’la tedavi edilip gençleştirilirken, elin tedavi yöntemleri sınırlı kalıyor. Doç. Dr. Kihtir, el estetiğiyle ilgili soruları yanıtladı:</p>
<p><strong>3 AMAÇ VAR</strong><br />
<strong>El estetiği nasıl yapılır? Bu konudaki başlıca yöntemler nedir?</strong><br />
El estetiğinde kullandığımız tedaviler belirtilere göre değişir ve 3 temel amacı hedefler. Birincisi; ellerin üzerinde ortaya çıkan belirgin mavi damarlardır. Bunlar yaşlılıkla belirginleşmekle birlikte, her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bunların tedavilerinde skleroterapi ve lazer yöntemlerinden yararlanıyoruz. İkincisi; elin zayıf ve erimiş bir görünüm kazanmasıdır. Bu durum genellikle yaşa bağlıdır.</p>
<p>Tedavisinde hazır ve geçici dolgu maddelerini ya da kendi yağ dokumuzdan elde ettiğimiz yağ dolgusunu kullanırız. ‘Yağ grefti’ adını verdiğimiz bu işlem uygun şekilde yapıldığı takdirde, yağın yüzde 40′ından fazlası zamanla emilmiyor ve kalıcı oluyor. Bizim daha çok tercih ettiğimiz yöntem de bu. Üçüncü durum ise; yaş ve güneş etkisiyle ortaya çıkan kahverengi lekelerdir. Bunların tedavisinde, lekenin derinliğine ve türüne göre değişik peel ve lazer yöntemlerinden yararlanıyoruz. Bu yöntemlerle, eldeki yaşlılık ve özellikle güneş lekeleri silinebiliyor. Bu bahsettiğimiz prensipler ayaklar için de geçerli. Onlar için de benzer yöntemlerle tedavi uyguluyoruz. Ayak bileklerini liposuction ile inceltebiliyoruz. Tedaviler kişiden kişiye farklılık gösteriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/el-estetigi-290x300.jpg"><img class="aligncenter" title="el-estetigi-290x300" src="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/el-estetigi-290x300.jpg" alt="" width="290" height="300" /></a></p>
<p><strong>El estetiğinin hangi yaşta yapılması gerekir?</strong><br />
El estetiği problemleri genellikle yaşla ortaya çıkar. Ancak belirtiler erken yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tedavinin zamanı, kişinin durumuna ve tercihine göre değişir.</p>
<p><strong>Eli kaç yaş gençleştirmek mümkün olmaktadır?</strong><br />
Bu; kişiden kişiye ve yaşa göre değişir. Ancak 15-25 yaş gençleşme sağlanabilir. Eldeki deformiteleri ve yaşlanma belirtilerini; 35 yaşını geçen, beyaz ve ince tenli kişilerde daha fazla görüyoruz. Yine kuru ciltli kişilerde de yaşlanma belirtileri daha erken görülmeye başlanıyor.</p>
<p><strong>AĞRI VE ŞİŞME YAPABİLİR<br />
Kimler el estetiği yaptırır?</strong><br />
El estetiğinden genellikle, ellerinin üzerindeki mavi damarlar belirginleşmiş kişiler, yaşa bağlı olarak yumuşak doku azalması nedeniyle eli erimiş gibi görünenler ve ellerinde rahatsız edici derecede lekeler belirmiş kişiler yararlanıyor.</p>
<p><strong>Lokal mi yoksa genel anestezi mi yapılıyor?</strong><br />
El estetiği lokal anestezi ile gerçekleştirilir. Hatta bu işlemlerin çoğunda, anestezi bile gerekmiyor.</p>
<p><strong>İşlemin komplikasyon riski var mıdır?</strong><br />
Her tıbbi müdahelede olduğu gibi burada da bazı riskler vardır ancak çoğu geçicidir. Geçici morluk, şişme, hafif ağrı ve yüzeysel kabuklanmalar bunlardan birkaçı.</p>
<p><strong>ÇOK PAHALI BİR İŞLEM DEĞİLDİR!</strong><br />
El estetiği ne kadar zamanda bir tekrarlanmalıdır?<br />
Gençleştirilen ve güzelleşen bir el, yeni bir yaş kazanır ama bir yandan da akıp giden yıllara paralel olarak değişmeye devam eder. Yani; kişinin yaşına bağlı olarak işlemin tekrarlaması gerekebilir. Ama birkaç yıl içinde müdahale gerekmez.</p>
<p><strong>Bu işlem çok pahalı mı?</strong><br />
Hayır; çok pahalı değil. Bu girişimler ameliyathane gerektirmeyen ufak girişimlerdir. Bu nedenle, her iki eli de kapsayan bir operasyonun fiyatı, ilgilenenlere burun estetiğinden çok daha düşük bir fiyata mal olacaktır.</p>
<p><strong>GÜNEŞTEN KORUMAK ŞART!</strong><br />
İdeal el dolgun ancak kalın olmayan; zarif ancak zayıf olmayan; üzerindeki mavi damarları mevcut ancak çok sayıda, kalın ve kabarık olmayan; nemli ancak terli olmayan, lekesiz ve parlak ciltli bir eldir. El güzelliğini korumak için öncelikle elleri nemli tutmak ve güneşten korumak lazım. Cilt dokusunu korumak ve güneş lekelerini önlemek için güneş koruyucularını ihmal etmemek şart.</p>
<p><strong>TEDAVİ MEVSİME GÖRE PLANLANIYOR<br />
El estetiği yazın yapılır mı?</strong><br />
Leke tedavilerinde cilde dışarıdan peel veya lazer ile bir tedavi söz konusu olduğu için leke tedavilerini yaz aylarında uygulamıyoruz. Damarların tedavisi ile dolgular ise her ay uygulanabiliyor. Bu tedavilerin tümü zaten aynı seansta uygulanmıyor. Yani; tedaviyi mevsime göre planlamak mümkün.</p>
<p><strong>Uygulamadan sonra nelere dikkat etmek gerekiyor?</strong><br />
Burada ameliyattan ziyade küçük müdahaleler söz konusu. Birkaç gün bandaj kullanılıyor. Leke tedavisinden sonra ise, birkaç gün ellere krem sürülüyor ve birkaç ay da koruyucu güneş kremi kullanılıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/estetik/el-icin-estetik-operasyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 Mart Dünya Kadınlar Günü</title>
		<link>http://www.adet.biz/kadin/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html</link>
		<comments>http://www.adet.biz/kadin/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:50:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[8 martın özelliği]]></category>
		<category><![CDATA[8 martın tarihi gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bugün kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyas kadınlar günü tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın portalı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar günü 8 mart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.adet.biz/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[
8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak  kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans,  gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası  dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.
Kadınlara özgü bir günün var olması  düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen  Uluslararası Sosyalist Kadınlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart"></a><a href="http://www.adet.biz/wp-content/uploads/2010/03/kadin-231x300.jpg"><br />
</a>8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak  kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans,  gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası  dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.</p>
<p>Kadınlara özgü bir günün var olması  düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen  Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul  edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912  yılından itibaren kutlanmaya başladı.</p>
<p>Ancak ilk yıllarda belli bir tarih  saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda  kutlanıyordu. Tarihin <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a> olarak  saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar  Konferansı tarafından olmuştur.</p>
<p>İki dünya savaşı yılları arasında bazı  ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda  Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü  bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977  yılında <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>’ın Dünya Kadınlar Günü  olarak kutlanmasını kabul etti.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="../wp-content/uploads/2010/03/kadin-231x300.jpg"><img class="aligncenter" title="kadin-231x300" src="../wp-content/uploads/2010/03/kadin-231x300.jpg" alt="" width="231" height="300" /></a></p>
<p><strong>İLGİNÇ BİLGİLER</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler tarafından yapılan  bir araştırmaya göre;</p>
<p><strong>1.</strong> Dünyadaki işlerin  %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.<br />
<strong>2. </strong>Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak  %10’una sahipler.<br />
<strong>3.</strong> Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.<br />
<strong>4.</strong> Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler  tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve  toplam mal varlığının % 99’una sahipler.</p>
<p>Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a> 2001)</p>
<p><strong>1. </strong>Şehirlerde evli  kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.<br />
<strong>2. </strong>Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde  şiddetle karşılaşıyor.<br />
<strong>3.</strong> Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen  suçlar oluşturuyor.</p>
<p><strong>DÜNDEN BUGÜNE “KADINLAR GÜNÜ”</strong></p>
<p>Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800&#8242;lü  yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve  giden <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> işçilerin fabrikaya  kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan  barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada  olduğu gibi ülkemizde de <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>’ta  eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.</p>
<p><a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>’ın Dünya Kadınlar Günü olarak  kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970&#8242;lere  rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak  bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800&#8242;lerin ortasını bulur.  ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi  kadınlar, 1800&#8242;lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları,  emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için  mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde  edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a> 1908 günü, haklarını alabilmek için  son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir  şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına  kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını  engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya  başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı  başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan  barikatları aşmayı başaramayan 129 <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> işçi yanarak ölür.</p>
<p>Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki  kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri  mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma  saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi  konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda  yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların  ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde  edebilmek için çalışılıyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 MART</a> KADINLAR GÜNÜ</strong></p>
<p>İlk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar  Günü” olarak kutlanmaya başlayan <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>, 1975 yılında daha yaygın olarak  kutlandı ve sokağa taşındı.</p>
<p>“Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı”  programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında “Türkiye 1975 <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">Kadın</a> Yılı” kongresi yapılmıştır. 1980  askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>. 1984&#8242;ten itibaren her yıl çeşitli <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> örgütleri tarafından Dünya Kadınlar  Günü kutlanmaya başlandı.</p>
<p>Kadınlar 80&#8242;li yıllarda <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a>’ı izinli yürüyüş ve şenliklerle  kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler.  90&#8242;lı yıllarda <a title="Kadın" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/kadin">kadın</a> kuruluşlarının sayı ve  çeşitliliğinin artması ile beraber <a title="8 mart" rel="tag" href="http://www.adet.biz/tag/8-mart">8 Mart</a> daha geniş bir katılımla kutlanılır  oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.adet.biz/kadin/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

