| |
Sık sorulanlar
Bende meme kanseri olması olasılığı nedir?
Meme kanseri riskini tanımlamak için kullanılan istatistiklerle insanin
kafasının karışması son derece doğaldır.Pek çok insan herhangi bir zaman
meme kanseri tanısı konması olasılığının dokuzda bir olduğunu düşünür. Bu
insanlar sekiz başka insanla ayni odada bulundukları takdirde , o yıl içinde
içlerinden birinin meme kanseri olacağını sanır. Bu gerçek değildir.
Çoğunlukla kullanılan dokuzda bir istatistiği bir kadın için bir yıl
içindeki riski değil, tüm yaşam boyu riskini belirler. Bu da örneğin
kadınlar için ortalama yasam suresi 70 kabul edilirse, bu yasa gelinceye
kadar ki risk dokuzda bir anlamını taşımaktadır. Bunu bu şekilde ortaya
koyduktan sonra belirli yas grupları için hastalığa yakalanma riskini bilmek
anlam kazanmaktadır.
Herhangi bir yas için meme kanseri gelişmesi riski aşağıdaki gibidir.
30 yasin altında 5900 kadında bir
31-35 yas arası 2300 kadında bir
36-40 yas arası 1200 kadında bir
41-50 yas arası 590 kadında bir
51-60 yas arası 420 kadında bir
61-70 yas arası 330 kadında bir
71-80 yas arası 290 kadında bir
Meme kanseri için risk faktörleri nelerdir?
 |
Yaş: Meme kanserlerinin büyük bir çoğunluğunda ilk tanı
50 yasin üstündedir.
|
 |
Aile hikayesi: Bir veya daha fazla birinci derece
akrabada meme kanserinin varlığı önemli bir risk faktörüdür. Birinci
derece akrabalar anne, kız çocuğu ve kız kardeştir
|
 |
Hiç doğum yapmamış olması veya ilk doğumu 30 yasından
sonra yapmış olması
|
 |
İlk adet görme yasinin küçük (12 yaşından önce) olması
|
 |
Adetten kesilme yasinin yüksek (55 yasından sonra)
olması
|
 |
Şişmanlık
|
 |
Diğer memede kanser olması
|
 |
Göğüs duvarına önemli derecede radyasyon almış olmak
|
 |
Daha önceden tanı konmuş rahim veya yumurtalık
kanserinin varlığı
|
Diğer olası risk faktörleri arasında alkol alimi, uzun
yıllar doğum kontrol hapı kullanılması, menopozda sonra östrojen
kullanılması sayılabilir. Bu sayılanlarla meme kanseri gelişimi arsındaki
ilişki tam olarak belgelenmiş değildir.
Meme sağlığımı kontrol etmek için ne yapmalıyım?
Düzenli olarak meme filminizi çektirin. Dünyada en çok kabul gören uygulama
40 yas civarında ilk meme filminin çekilmesi ve bunun 50 yasına kadar iki
yılda bir, 50 yasından sonra her yıl tekrarlanmasıdır
.
Düzenli olarak doktor kontrolünden geçin. Eğer 40 yasin üzerindeyseniz
doktorunuz tarafından yılda bir kez meme muayenenizin yapılması gereklidir.
Meme muayenesi olağan sağlık kontrolünün bir parçasıdır
.
Kendi memenizi ayda bir kez kontrol edin.
Bir meme problemi için ne zaman doktora gitmeliyim?
Eğer kendi vücudunuzu ve memenizi tanıyorsanız normal olmayan bir şeyler
olduğunda bunun kolayca farkına varabileceksiniz demektir. Unutmayın ki pek
çok kadında memeler adet dönemlerinde doğal olarak değişiklikler
göstermektedir. Yani adet yaklaşırken memelerde hassasiyet ve büyüme olması
hatta içinde bazı küçük kitlelerin ele gelmesi pek çok kadın için normal bir
durumdur. Bir kadının ilk defa kendi kendine meme muayenesi yapması
esnasında şaşkınlığa düşmesi normaldir. Çünkü kendi memesi için neyin normal
olduğunu söyleyebilmek güçtür. Zaman geçtikçe memenin içindeki hangi
kitlelerin normal olduğunu anlayacak ve eğer bir kitle mevcutsa bunun yeni
bir kitle olduğunu hemen bilebilecektir. Değişik büyüklük ve kıvamda veya
daha önce olmayan yeni bir kitle fark ettiyseniz bunu izleyip üzerinden bir
adet dönemi geçtikten sonra hala sebat ediyorsa bir doktorun
değerlendirmesini isteyiniz.Eğer adetten kesildiyseniz doktora müracaat
etmekte gecikmeyiniz.
Ağrı çoğunlukla meme kanserinde görülen bir belirti değildir. Ağrının
varlığı genellikle kistlerin varlığıyla veya adet dönemleriyle ilgilidir.
Mememde bir kitle veya meme basından akıntı olduğu zaman ne yapmalıyım?
Eğer bu durumlar mevcutsa hemen bir doktorun değerlendirmesini isteyin. Bu
anılan belirtiler acil hastalık statüsüne girmez, ama mümkün olan en kısa
zamanda doktor değerlendirmesi gerektirir. Meme basından akıntı her iki
memeden ve süt benzeri ise büyük bir ihtimalle hormonsal değişikliklerden
kaynaklanmaktadır. Akıntı tek memeden ise , kanlı veya berrak ise ciddi
olabilir. Her iki halde de doktor değerlendirmesi şarttır.
Ailemde meme kanserli birinin varlığı bende meme kanseri olması sansını
ne kadar etkiler?
Soyaçekim ile ilgili olan meme kanserleri tüm meme kanserlerinin %10 undan
azdır. Diğer bir deyişle ailesinde meme kanseri olmayan hastalar
çoğunluktadır. Eğer birinci derece akrabalarınızdan birinde (anne, kız
çocuğu veya kız kardeş) meme kanseri varsa , sizde de meme kanseri riski
yüksek demektir. Eğer birinci derece akrabaların bir veya birkaçında her iki
memesinde, özellikle menopozdan önce ortaya çıkmış meme kanseri ortaya
çıkmışsa,
bu durum kalıtsal olarak nakledilen meme kanserinin varlığını gösteriyor
olabilir. Sizin ve ailenizdeki diğer kadınların meme kanseri risklerinin
tespitinde bir genetik danışman size yardımcı olabilir.
Genelde kabul edilen risk artışları su şekilde özetlenebilir;
 |
Birinci derece bir akrabada premenopozeal dönemde tanı
konmuş tek taraflı meme kanserinde risk artışı normalin üç katı
|
 |
Birinci derece bir akrabada postmenopozeal dönemde tanı
konmuş tek taraflı meme kanserinde risk artışı normalin bir buçuk ila iki
katı
|
 |
Birinci derece bir akrabada premenopozeal dönemde tanı
konmuş iki taraflı meme kanserinde risk artışı normalin dokuz katı
|
 |
Birinci derece bir akrabada postmenopozeal dönemde tanı
konmuş iki taraflı meme kanserinde risk artısı normalin üç ila beş katı
|
Kistik hastalık nedir ve bende meme kanseri gelişmesi
riskini nasıl etkiler?
Fibrokistik meme hastalığı halk arasında çoğu artmış meme kanseri riski
taşımayan ; içi sıvı dolu kistler, nodüler yapıda ağrılı meme ve
fibroadenoma denilen iyi huylu tümörü tarif etmek için kullanılır. Komplike
olmayan fibrokistik hastalık ve basit fibroadenomlar meme kanseri riskinde
artış söz konusu değildir. Artmış meme kanseri riski ile birlikte olan tek
fibrokistik meme hastalığı atipik hiperplazi ile birlikte olanıdır. Bunu da
şüpheli durumda doktorunuzun aldığı parçanın patoloji uzmanı tarafından
incelenmesi oraya koyacaktır
.
Bana iğne biyopsisi (iğne aspirasyonu) yapacaklar. Bunun anlamı nedir?
Bir iğne aspirasyonu veya iğne biyopsisi yapılacağı zaman doktor ilk önce
bir uyuşturucu iğne ile tespit edilmiş olan tümörün üzerindeki deriyi
uyuşturur. Sonra ucuna enjektör takılmış daha büyük bir iğneyle bu
uyuşturulan bölgeden tümörün içine girilir. Sonra şırınganın pistonu geri
çekilir ve bazı olgularda şırınganın içine meme sıvısı dolar. Bu işlem
esnasında fazla bir sıvı gelmemesi haline sik rastlanır ve bu durum meme
kanseri vardır anlamına gelmez.
Memedeki kitlenin incelenmesinde birinci asama içinin sıvı dolu olup
olmadığını değerlendirmektir. Eğer kitle tamamen sıvı ile dolu ise buna kist
adi verilir ve iğne aspirasyonu kisti boşaltmak için kullanılır. Eğer
kitlenin içinde sıvı yok ya da kitle sıvının alınmasından sonra da sebat
ediyorsa iki durum söz konusudur. Birincisi işlem esnasında iğnenin içine
gelen tümör hücreleri laboratuara gönderilerek içinde şüpheli hücreler olup
olmadığı araştırılır. İkincisi eğer hücre alınamadı ya da şüpheli hücrelere
rastlandıysa tümörün yerinden çıkarılması için hastaya cerrahi biyopsi
önerilir.
Tümör yerinin iğne ile belirlenmesi ne demektir?
Meme filminde şüpheli bir kitle belirlendiği zaman bu bazen muayeneyle
saptanamayacak veya elle hissedilemeyecek kadar küçük olabilir. Cerrahin
şüpheli dokunun içinde bulunduğu doğru yeri çıkarabilmesi için kitlenin
nerede olduğunu gösteren bir kılavuza gereksinimi vardır. İğneyle yer
belirleme şüpheli bölgeye sokulan bir telle tümörün yerinin belirlenmesi
için meme filminin kullanılmasıdır. Bunun için önceden telin sokulacağı deri
uyuşturulduğu için işlem tamamen ağrısızdır. Meme filmi kılavuzluğunda
tümörün içine sokulan bir iğnenin içinden özel bir tel geçirilir ve iğne
çekildikten sonra tel yerinde kalır. Sonra yeniden çekilen bir meme filmi
ile telin tümörün içinde olduğu kanıtlanır. Cerrah teli bir kılavuz olarak
kullanıp biyopsi esnasında şüpheli dokunun tamamını çıkarır.
Açık cerrahi biyopsi ne demektir?
Pek çok hasta için cerrahi biyopsi hastaneye yatırılmayı gerektirmeyen,
herhangi bir hastane polikliniği veya doktor muayenehanesindeki bir küçük
ameliyathanede uygulanabilir. Bu küçük operasyon için randevu verilen saatte
hastanede olmanız ve yanınızda müdahale tamamlandıktan sonra sizi eve
götürecek bir yakınınızın bulunması gereklidir.
Cerrahi müdahaleden önce bir anestezi uzmanı tarafından ziyaret
edileceksiniz ve damarınıza ağrı tedavisi için bir iğne uygulanacak.
Cerrahiniz sizi ziyaret ederek yapacağı müdahale hakkında bilgi verecek ve
ardından tamamı bir saati geçmeyecek olan ameliyatı yapacaktır. Ameliyat
esnasında cerrah deriye alacağı tümöre yakın ve kozmetik açıdan çok iyi
sonuç verecek küçük bir kesi yapar.(Örneğin deri renginin değiştiği meme
başının kenarına) Memedeki kitle ve etrafındaki bir miktar normal doku
çıkarılır. Pek çok olguda ameliyathanedeyken tanı koymaya yarayan frozen
section denilen bir yöntemle tümör tahlil edilir. Deriye yapılan kesi
dikişlerle kapatılarak biyopsi işlemi bitirilir. Kendinizi oturabilecek
kadar iyi hissetmenizi bekleyeceğiniz bir yatağa alınacaksınız ve sonra
giyinmenize yardim edilecek. İyileşme döneminizde doktorunuz çıkarttığı
dokuyla ilgili ilk sonuçlar ve bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili
bilgi vermek için tekrar yanınıza gelecektir. Bir hafta kadar bir zaman
içinde dikişleriniz alınacak ve bu süre içinde patoloji raporunuz da hazır
olacaktır
.
Ölecek miyim?
Bu çok sik rastlanan bir sorudur ve meme kanseri tanısı konulan her hasta
bunu sorar veya en azından düşünür. Şu anda yaşamınızı tehdit eden bir
hastalıkla karsı karşıyasınız ve endişelenmeniz kadar doğal bir şey olamaz.
Fakat sunu da bilin ki meme kanseri için bugün elimizde olan tedavi
yöntemleri sayesinde pek çok meme kanserli kadın kanserli hasta olmaktan
kurtulup kanserden kurtulan kişi olmuştur. Eğer kendinizi bu soruya
saplanmış hissediyor veya depresyona giriyorsanız doktorunuzla konuşup
hastalığınızın sonuçları ve doğal gidisi hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Kendimi altüst olmuş hissediyorum.Bir takım kararlar vermek son derece
güç. Ne yapmalıyım?
Bu zor dönemi atlatabilmeniz için birçok pratik yöntem vardır. Her şeyden
önce korkmuş olduğunuzu kendinize hatırlatın, çünkü siz kanserli bir
hastasınız ve doktorunuzun söylediği her şeyi duymuyor veya duyduğunuz her
şeyi anlamıyor olabilirsiniz. Bunun üstesinden gelebilmenin bazı yolları
şunlardır.
 |
Doktora yanınızda biri ile gidin.
|
 |
Doktora giderken yanınızda bir ses kayıt cihazı
götürün.
|
 |
Doktora giderken aklınızdaki soruları bir liste halinde
yazıp götürün
|
 |
Tedavi seçenekleri konusunda başka birinin de fikrini
sorun.
|
 |
Biliniz ki tedavi seçenekleri konusunda karar vermek
için zamanınız var. Olay acil değil ve size kararınızı vermeniz için iki
ila üç haftalık zaman verir.
|
 |
Konu ile ilgili size yardımı olabilecek kitaplar
okuyun. Eğer korkmuş olduğunuz için doğru karar veremeyeceğinizi
düşünüyorsanız bunun da normal olduğunu bilin ve kendinizi buna inandırın.
Kendiniz için en doğru kararı vereceğinizi bilin çünkü bu doğru ve yanlış
cevapları olan bir sınav değildir.Kanser her hastada farklı davranış
gösteren bir hastalık olduğundan tedavi de bireyseldir ve hastadan hastaya
değişiklikler gösterir.
|
Ne tip bir meme kanserim var ve bu ne anlama geliyor?
Invaziv ve noninvaziv adi verilen iki çeşit meme kanseri vardır.
 |
Invaziv meme kanserlerinde kanserli hücreler
normal süt kanalı veya süt bezinin duvarının bütünlüğünü bozmuştur. Buna
bir örnek en sik görülen meme kanseri tipi olan infiltratif duktal
karsinom'dur.Invaziv meme kanserleri bölgesel olarak cerrahi tedavi ve
muhtemelen sua tedavisi ile ortadan kaldırılırlar. Bu bölgesel tedaviye ek
olarak genellikle kemoterapi ve/veya hormon tedavisi seklinde sistemik
tedaviye gerek duyulur.
|
 |
Noninvaziv meme kanseri, tanı esnasında kanser
hücrelerinin süt kanalı veya süt bezinin içinde olduğu duvar bütünlüğünü
bozup dışarıya taşmadığı kanser tipidir. Bazı doktorlar non invaziv
lejyonları meme kanseri olarak kabul ederken bazıları da prekanseröz -yani
ilerde kanserleşebilecek hastalıklar- olarak kabul eder. Bu tür noninvaziv
tümörlerin en sik rastlananı Ductal Carcinoma in Situ veya daha sik
kullanıldığı sekliyle DCIS'dir. Non invaziv meme kanserleri cerrahi ve
nadiren sua tedavisi olmak üzere bölgesel yöntemlerle tedavi edilirler.
|
Lenf bezelerim pozitifmiş. Bunun anlamı nedir?
Ameliyat esnasında koltuk altındaki lenf bezelerinin alınmasının nedeni
tümörden kopan meme kanseri hücrelerinin bezelere ulaşıp ulaşmadığını
anlamaktır. Eğer koltuk altı lenf bezelerinde meme kanseri tespit edilirse
bu durum kanserin nüks etmesi olasılığının yüksek olduğunu gösterir. Bu risk
artırıcı faktör nedeniyle büyük olasılıkla size kemoterapi ve/veya hormonal
tedavi gibi ilave sistemik tedavi önerilecektir.
Doktorum bana sadece tümörün çıkarılması veya memenin alınması arasında
bir tercih yapmamı söyledi. Kararımı neye göre vermeliyim?
Önem sırasına göre karar vermenize yardımcı olacak faktörler şunlardır.
Klinik çalışmalar özellikle erken evrelerde sadece tümörün çıkarıldığı veya
memenin çıkarıldığı hastaların ortalama yasam süreleri arasında fark
olmadığını göstermektedir. Bu demektir ki eğer doktorunuz size böyle bir
seçim sansı verdiyse bilin ki seçiminiz ne olursa olsun yasam sansınız
aynidir. eğer tümörün çıkarılması ameliyatını seçerseniz bilin ki sua
tedavisi mutlaka gerekli olacaktır. Yok eğer memenin alınması ameliyatını
tercih ederseniz estetik ameliyatlarla yeniden meme yapılabileceğini veya
dıştan takılan meme protezleri kullanabileceğinizi bilin.
Doktorum sua tedavisine ihtiyacım olduğunu söylüyor. Neden ve bu
tedaviden ne beklemeliyim?
Sua tedavisi, lokal nüksleri azaltmak amacı ile hastalara uygulanır,
böylece tümörün, çıkartıldığı bölgede yeniden büyümesi önlenmiş olur. Sua
tedavisi günlük olarak her seansta bir kaç dakikadan oluşur. (İlk seans
biraz daha uzun sürebilir.) Her hasta haftada 5 gün 5-6 hafta sua tedavisi
alır. Sua tedavisinin sık yan etkileri arasında deri kızarıklığı, güneş
ışığı reaksiyonu, halsizlik ve nadiren bulantıyı sayabiliriz. Sua
tedavisinin yan etkileri birikicidir. Bu nedenle tedavinin 3. ve 4.
haftasına kadar bu zorluklarla karsılaşmayabilirsiniz .
Kemoterapi nedir? Yan etkileri nelerdir?
Kemoterapi, kanser hücrelerini vücudun neresinde olursa olsun öldürmeyi
amaçlayan sistemik bir tedavidir. Bütün kemoterapi çeşitlerinin bazıları çok
ciddi olabilen yan etki potansiyeli vardır. Farklı ilaçlar farklı yan
etkilere sebep olabilir. Bu nedenle aldığınız ilaçlar hakkında doktorunuza
danışın. bazıları hariç, kemoterapinin yan etkilerinin çoğu
geçicidir.Kemoterapinin sıklıkla karşılaşılan yan etkileri şunlardır: Saç
dökülmesi, bulantı ve kusma, halsizlik, kan hücrelerinde azalma ki
enfeksiyona yakalanma ve kanama risklerini arttırır ve erken menopozdur. Bu
yan etkiler ile mücadele kesinlikle zor olduğundan bunlar ortaya çıktığında
etkili pratik stratejiler mevcuttur. bulantı kusma ve düşük kan sayısını
ortadan kaldıracak veya azaltacak değişik tip tedaviler vardır. Saç
dökülmesi için çok iyi peruklar ve şapkalar vardır. Bu yan etkilerin ortaya
çıkardığı ruhsal konularla uğraşmak daha farklıdır. Kemoterapi almış birisi
ile konuşmak faydalı olur.
Hormon tedavisi nedir ve neden doktorum bu tedaviye almamı öneriyor?
Meme kanserinin birçok çeşidi büyümeleri için hormonlara bağımlıdır. Vücut
hormonları üzerinde değişiklik yapacak tedaviler meme kanserinin büyümesini
duraksatır ve tümörlerin büzülmesi ile sonuçlanabilir. Ayrıca hormon
tedavisi diğer memede kanser gelişme riskini azaltmak için de
kullanılabilir. Hormon tedavisinin yan etkileri vardır ve sik görülenler
şişmanlama, vücudun su toplaması ve menopoz belirtileridir. aldığınız
ilacın spesifik yan etkilerini doktorunuza danışabilirsiniz.
Deneysel klinik tedaviyi düşünmeli miyim?
Evet. Bir çok kadın için klinik deneyler en iyi tedaviyi sunabilir. Kanserli
hastaların çoğu klinik deneylere katılmakta bir kaç nedenden dolayı
isteksizdirler. Bunlardan ilki tedavi almama korkusu veya seker hapı
(Plasebo) yani yalancı ilaç verilmesidir. Aslında kanser klinik deneyleri
iki kollu tedavi hizmeti sunar; hastalar bu kollardan ya birinde ya da
diğerine seçilirler. Birinci koldaki piyasadaki en iyi kanser tedavisidir.
Deneyin ikinci kolunda ise olası en iyi tedavi veya çalışılması gereken yeni
tedavi vardır. İkinci korku bir klinik deneyde sıkışıp kalma veya kobay
olmaktır. Bir hasta bir çalışmaya katılmak istediğinde, katilim şartlarını
kabul eder. Örneğin tesadüfi olarak herhangi bir tedavi koluna seçileceğini
kabul eder. Fakat bu hasta çok rahatsız olsa veya tedavinin kendisi için iyi
bir tercih olduğunu düşünmezse bile hala çalışmada kalmalı anlamına mi
gelir? Tabii ki hayır. Bir hasta çalışmayı sürdürmemeyi de düşünebilir.
Ayrıca klinik çalışmalarda hastalarını tedavi eden doktorlar etik olarak her
hastayı o hasta için en uygun tedavi ile tedavi etmeye zorunludurlar. eğer
hasta çalışmanın yeni tedaviyi de içeren kolundaysa ve tedaviye iyi yanıt
vermediyse doktoru hastayı çalışmanın o kolundan ayırmak zorundadır. Buna
göre bir hasta ve doktoru; hastayı kendini kobay olduğunu hissettirmeyecek
en iyi tedavi tercihlerine karar verdirecek güce sahiptir.
Lenf ödem nedir ve bu problemi en aza indirmek için neler yapabilirim?
Lenf ödem meme ve koltuk altı bezeleri cerrahisi (koltuk altı bezelerine sua
tedavisi ) uygulanan tarafta kolun şişmesidir. Bu sislik tedaviye bağlı lenf
akiminin bozulması nedeniyle lenf sıvısının birikiminden kaynaklanır. Lenf
ödem kalıcı bir durum olabildiğinden , birçok kadın orta derecede sislikler
ile karsılaşabilir. Lenf ödem tedavisinde birçok efektif yol vardır ve en
iyisi bunlardan birini denemek ve olmasını engellemektir. Aşağıdaki öneriler
National Lymphedema Network'dan alınmıştır ve bir çok kadında yardımcı
olduğu kanıtlanmıştır.
 |
Kesinlikle koldaki eldeki,parmaklardaki veya göğüs
duvarındaki en küçük bir şişliğe bile aldırmazlık yapmayın. (Doktorunuzla
acilen görüsün)
|
 |
Tutulan koldan enjeksiyona veya kan alınmasına asla
izin vermeyin.
|
 |
Tutulmamış koldan kan basıncınızı ölçtürün.
|
 |
Ödemli kolu veya riskli kolu temiz tutun
|
 |
Tutulan kolu zorlu ve tekrarlayan hareketlerden sakinin
(Fırçalamak, İtmek, Çekmek)
|
 |
Tutulan kolla ağır kaldırmayın.Askılı olan
çantaları taşımayın.
|
 |
Tutulan parmak veya kola elastik bantlar ve siki
mücevherat takmayın.
|
 |
Banyo yaparken, bulaşık yıkarken, güneş banyosu
yaparken (sauna ve küvet yasak) sıcaklık farklılıklarından sakinin.
|
 |
Kolunuzu güneşten koruyun.
|
 |
Her çeşit travmadan uzak durun (sıyrık, kesik güneş
yanığı, ve diğer yanıklar, spor yaralanmaları, böcek ısırıkları, kedi
tırmalaması)
|
 |
Ev isleri, bahçecilik ve benzer isler yaparken eldiven
giyin
|
 |
Tırnaklarınıza manikür yaparken, şeytan tırnaklarınızı
kesmekten kaçının (Manikürcünüze söyleyin.)
|
 |
Egzersiz önemlidir.
|
 |
Terapistinizle görüsün.
|
 |
Riskli kolunuzu yormayın, ağrı baslarsa uzanın ve
kolunuzu kaldırın
|
Şimdi tedavim bitti. Bundan sonra nasıl bir tedavi
almalıyım?
Kanser tedavilerinizi bitirdikten sonra doktorunuz size ne zamanlarda
kontrole geleceğinizi söyleyecektir. Birçok doktor söyle bir program izler:
İlk iki yılda 3-4 ayda bir , 3-5. yıllar 6 ayda bir 5. Yıldan sonra yılda
bir. Kontrollerde mamografi fizik muayene ve kan testleri yapılmalıdır.
Hastalar aylık meme kontrollerini mutlaka kendileri yapmalıdır. diğer
testler, doktorunuzun isteğine bağlıdır ve bunlar arasında kemik
tomografisi, toraks grafisi ve bilgisayarlı aksial tomografi sayılabilir.
Şimdi tedavim bitti. Kendimi kanser tekrar gelecek diye beklerken veya
tedavi fayda etmeyecek diye korkarken buldum. Bu normal mi?
Korkularınız çok normal İlk tedavileri biten kanser hastalarının sik
karsılaştığı tecrübedir. Doktora her gittiğinizde kanserle savaşmak için bir
şey yaptığınızı bilmek çok güven vericidir. Görsel ve tecrübeye dayanan
desteğin bitmesi, bu hastalar için çok korkutucudur. Her şeyden önce kanseri
tedavi etmek için elinizden gelen her şeyi yaptığınızı; doğru tedaviyi
seçtiğinizi ve tedavinizi düzenli takip ettiğinizi bilmek sizi
rahatlatacaktır. Ayrıca ayni korkuyu yasamış birisiyle konuşmak çok
yararlıdır.
Bana lumpektomi(sadece tümörün çıkarılması) sonrasında göğüs duvarı veya
ameliyat izinde lokal nüks tanısı konuldu. Tedavimin tercihlerim ne
olacaktır?
Nüks vakalarda tedavi tercihleri her hastanın kendi kişisel durumuna göre
değişir. Bu demektir ki sorunun cevabi biraz zor. Çünkü olabilecek her şey
burada genel bir bilgi olarak sunuluyor. Bu konuda iki şey söylenebilir.
 |
Lumpektomi sonrası nüksü olan ve tedavi sonrası
iyileşen birçok kadın vardır.
|
 |
Nüks meme kanserinin tedavisi için genel tedavi
prensibi memenin veya lokal nüks tümörün çıkarılmasıdır. Sua tedavisi ve
kemoterapi sıklıkla kullanılır.
|
Bana metastaz tanısı konuldu. Tedavi tercihlerim ne
olacaktır?
Nüks vakalarda tedavi tercihleri her hastanın kendi kişisel durumuna göre
değişir. Bu demektir ki sorunun cevabi biraz zor. Çünkü olabilecek her şey
burada genel bir bilgi olarak sunuluyor. Bu konuda üç şey söylenebilir.
 |
Metastaz tipine ve yayılımına bağlı olarak genellikle
sistemik tedaviler uygulanır. Meme kanseri metastazlarının kontrolünde
kemoterapi ve hormonal tedavi etkili olabilir. (Kanserin simdi nerede
olduğuna bakılmaksızın vücudun neresinde olursa olsun o hala meme
kanseridir.)
|
 |
Kemik ve beyin metastazlarında sua tedavisi çok etkili
olabilir. Kemik ağrısı için sua tedavisi ve kemoterapötikler sıklıkla
yardımcıdır.
|
 |
Yüksek doz kemoterapi ve kemik iliği nakli veya ana
hücre nakli birçok kadın için tedavi tercihleri olabilir.
|
Bu olay olduğu için çok kızgınım ve moralim çok bozuk.
Ne yapabilirim?
Tanınız hakkında aldatılmış, kızgın ve üzgün hissetmeniz -hatta ilk seferden
daha fazla- gayet doğal. Birçok kadın, vücutlarının tekrar kanser kaparak
kendini aldattığını hissederler veya ilk seferde doğru tedavileri
seçmediklerini düşünürler. Bunlar normal duygulardır ve ilk seferde sizin ve
doktorunuzun doğru tedavi seçtiğiniz konusunda kendinizi inandırmanız çok
uygun olur. Birçok nüks veya metastaz tanılı kadın bu sefer daha çok
korktuklarını söylerler Bunun nedeni simdi hastalığı daha iyi tanımalarıdır. |
|